Ferhat İle Şirin Hikayesi

Ferhat ile Şirin
Paylaş
 

Dönem Perslerin Anadolu’da hüküm sürdüğü dönem. Romalıların dünya sahnesine yeni yeni çıktığı zamanlar. Ferhat ise zamanın ünlü taş oyma ustalarından birisi, mahir ve çalışkan. Elleriyle taşlara can veriyor sanki. Taşı sıksa suyunu çıkarır dediklerinden. Hikayenin bu kısmında zamana dikkat çekmek istiyorum, Ferhat’ın yaşadığı dönemde dünyada Türk diye bir kelime bile yok, yani Ferhat Türk değil Anadolu’nun yerel halklarından birine mensup.

Zamane hükümdarı köşkün süslemelerini yaptırmak için bölgenin en iyi taş ustası olan Ferhat’ı çağırır. Ferhat işini gayet güzel yapar. Bu esnada hükümdarın kız kardeşi Ferhat’ın taşa aynı hamur gibi kolayca şekil verdiğini görür ve elektrik alır. Ferhat da ondan etkilenir. İşin doğası gereği taş işçiliği uzun bir iştir, bu esnada Ferhat ve Şirin birbirine sevdalanırlar.

Ferhat Şirin’i aracılar yoluyla istetir. Hükümdar kız kardeşini asil olmayan biriyle evlendirmek istemez. Zaten o devrin uygulamaları da o şekildedir. O devirde asiller ya kendi sülalesinden veya komşu devletlerin asilleri ile evlenmektedirler. Evlenecek asil biri bulamayınca prensler, prensesler, halktan biri yerine kendi kardeşiyle ensest evlilik yapacak kadar kibir sahibidirler. (Bkz. Mısır hükümdarı Tutankamon-Anaksanamon evliliği ve Karya kralı Mausolos-Artemisia evliliği)

Kız kardeşini baştan beri vermeye razı olmayan hükümdar ısrar karşısında doğrudan talebi reddetmek yerine bu mahir taş ustasının hünerlerinden faydalanmak ister. Ferhat’a aracılarla haber salarak “Amasya’ya su getirirsen senin iş olur“ diye ümit verir. Öylesine aşıktır ki Ferhat’ın bunu kabul etmeyecek durumu yoktur, hemen kabul eder. Aslında bu iş devlet için mümkün bir şeydir. Yığarsın altını gümüşü, toplarsın ustaları, ameleleri birkaç yıla olur.

Lakin tek kişinin dağı (Elma Dağı) delip su kanalları açarak Amasya’yı suya kavuşturması lojistik açıdan mümkün değildir. Devletin imkanları nerede, kişinin imkanları nerede ?

Ferhat dağı

Ferhat’ın delmeye çalıştığı dağ ve antik su kanalı

Doğal olarak başlangıçta kimse Ferhat’ın bu işi başaracağını düşünmez. Bir kişi 50 senede bile bunu başaramaz bunu çünkü. Fakat bu hesap yevmiye usulü ve mesai dahilinde çalışan işçiler içindir. Ferhat gününün tamamını su kanalları için harcar. Sadece su kanalını düşünür, kanalda yatıp kalkar. Hal böyle olunca bir iki seneye iş epey şekillenir.

antik su kanalı

Antik su kanalı (Helenistik dönem sonlarında yapılmış)

Hükümdarın zannettiği gibi Ferhat’ın Şirin’i istemekteki amacı “saraya damat gireyim” mantığı olmadığı yıllar geçtikçe anlaşılır. İlk başta kimsenin ciddiye  almadığı Ferhat aşkın gücüyle işi günden güne ilerletir.

Amasya

Günümüz Amasyası

Hükümdar Ferhat’ın bu derece hırs yapacağını düşünmemiştir. Kabasını yapar, ince işçiliğe gelmeden pes eder diye tasarlamıştır. Dağın eteklerinde yöre halkının o zamana dek görmediği sanat eseri şekillenmeye başlayınca hükümdar telaşlanır, bir entrikayla bu süreci sonlandırmak ister, kardeşinin de Ferhat’a sevdalandığından haberi yoktur.

Şirin’in aşkı ise günden güne artmaktadır. Birisinin kendisi uğruna yıllarca emek vermesi hoşuna gitmiş, onore olmuştur.

Hükümdar Şirin’in saraydan dışarı çıkmasını yasaklar ve ortalığa Şirin’in hastalıktan öldüğü haberi yayılır. Böylece Ferhat’ın ümidini kırmayı planlar. Ferhat bu haberi duyunca, beyninden vurulmuşa döner, dizlerinin bağı çözülür, dağın eteklerinden aşağı doğru yuvarlanır ve ölür.

Ferhat’ın ölümüyle saraydan çıkmasına mani kalmayan Şirin, ilk fırsatta Ferhat’ın düştüğü yere gitmek olur. Oraya varınca kendini kayalıklardan aşağı bırakır ve o da ölür. Canlı iken kavuşamasalar da cesetleri aynı noktada buluşur. İki aşığı yan yana defnederler.

Ferhat ile Şirin

Ferhat ile Şirinin temsili mezarları

Derler ki bahar olunca bir tane al bir tane de ak gül filizlenir, güller tam gonca açacakken araya bir karaçalı girermiş.

Ferhat ile Şirin Mezarı

Mezarların arasında gül fidanları bulunuyor (Biri al diğeri ak)

Ecdadımızın en önemli aşk hikayelerinden birisi olan Ferhat ile Şirin hikayesi sonradan bir çok aşk eserine esin kaynağı olmuştur. William Shakespeare’in hamlet eserindeki ölüm sahnesi sanki bu hikayeden örnek alınmıştır. Ayrıca çalışanına ilgi duyan ev sahibesi konsepti, “Kızımı bırakmak için kaç para istiyorsun ?” replikli zengin kız-fakir oğlan konsepti, Keloğlan ve Dede Korkut masallarında yer alan  “Kızımla evlenmek istiyorsan Kaf dağının ardındaki ejderhayı öldürmelisin” türünden yorgunu yokuşa sürme konseptinin çıkış noktası belki de bu hikayedir.

Bu yazı 277 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Bunlar da ilginizi çekebilir

inegöl evden eve nakliyat Adrasan Pansiyon Gezilecek Yerler