Urfa’da Gezilecek Yerler

Urfa Ayn Zeliha Gölü
Paylaş
 

Gezimiz Ankara Havaalanından başlıyor. Bir saatlik yolculuk sonrası Atatürk Barajının muhteşem görüntüsü ile Şanlıurfa’ya inişe geçiyoruz. Havaalanı ile şehir merkezi 30 km. bu yol kenarındaki ağaçlar dikkatimizi çekiyor bunlar Antep Fıstığı olarak bildiğimiz fıstık ağaçları. Urfalıların dediğine göre Urfada yetişen fıstık daha kaliteliymiş ama Antep’in fıstığı daha ünlüymüş. Havaş otobüsü Balıklıgöl’e uzak bir yerde son durakta indiriyor, tarihi merkeze gitmek için tekrar araç gerekiyor. Tabelalara bakarsanız her yol Balıklıgöl’e çıkıyor. Uzaktan Urfa Kalesini görürseniz Balıklıgölü buldunuz demektir çünkü hemen kalenin altında yer alıyor.

Halil-ür Rahman Gölü (Balıklıgöl):

Urfa balıklı göl

Balıklı göl Halilürrahman gölü olarak da bilinir.

 Şanlıurfa denildiğinde ilk akla gelen mekan Halil-ür Rahman Gölü yani Balıklıgöldür. Balıklıgöl efsanesi şöyle anlatılır; Devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkı, puta tapan bir topluluktan oluşur. Nemrut bir gün rüyasında bir erkek çocuğunun tahtını elinden aldığını görür. Rüyasını kahinlere anlattığında kahinler, o yıl doğacak bir erkek çocuğun tahtını yıkacağını söyler. Bunun üzerine Nemrut o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder.Hz. İbrahim peygambere hamile olan annesi Sare şehirden ayrılır ve İbrahim’i bir mağara’da doğurur.Hemen ardından İbrahim’i mağarada bırakıp şehre geri döner. Bir rivayete göre İbrahim bir parmağından su, bir parmağından süt gelerek beslenir. Diğer bir inanışa göre ise dişi bir ceylan gelip onu emzirir. Hz. İbrahim bir yılda 7 yaşında bir çocuk görüntüsü alır ve şehre gelir. İnsanların putlara taptığını gören İbrahim bu durumu hiç kabullenmez ve kendi tanrısını aramaya başlar. Tek tanrı inancını benimseyen İbrahim, halkın törene gittiği bir günde puthaneye gider bütün putları kırar ve baltasını en büyük putun boynuna asarak oradan uzaklaşır. Törenden gelen halk putlarını o halde görünce bu işi zaten inanmayan İbrahim’in yaptığını düşünürler ve hemen yanlarına çağırırlar. O’na putları kırıp kırmadığını sorduklarında ‘Neden bana soruyorsunuz bakın balta en büyük putun boynunda o yapmış olabilir’ diye cevap verir. Ahali arasında bir gülüşme başlar ve ‘Ey İbrahim,o putlar hareket edemiyor nasıl zarar verebilirler’ derler. Bunun üzerine İbrahim onlara ‘hareket edemeyen bir put nasıl faydalı ya da zararlı olabilir’ diye cevap verir. Bu duruma çok hiddetlenen Nemrut İbrahim’in ateşte yakılmasını emreder. Günlerce toplanan odunlar bir araya toplanır ve çok büyük bir ateş yakılır. İbrahim ateşe atılmak üzere iken Cenab-ı Allah ‘Ey ateş! İbrahim’in üzerine serin ve selamet ol!’(Kuran-ı Kerim enbiya suresi 69. ayet) der. İbrahim Peygamber ateş üzerine düşer düşmez, ateşin yerinde berrak bir göl belirir. Yanan odunlar balığa dönüşür. Etraf gül bahçeleri ile dolar. Göle Halil-ür Rahman Gölü (Balıklı göl) denilir.

 

Ayn-Zeliha Gölü:

Urfa Ayn Zeliha Gölü

Ayn Zeliha Gölü

Halk arasında Ayn-Zeliha gölü Nemrud’un kızının İbrahim Peygamber ateşe atıldıktan hemen sonra onunda kendisini attığı yerde oluştuğunu ya da Zeliha’nın gözyaşlarından oluştuğu rivayet edilir. Bu efsaneyi göl etrafındaki Urfalı çocuklardan kendi şiveleriyle dinleyebilirsiniz. Sesi güzel olan çocuklar türkü de söylüyorlar. Ayn-Zeliha gölünde mevcutta taş bir fıskiye vardır ve Zeliha’nın gözyaşlarını temsil etmektedir. Ayrıca halk arasında o yıl odunların tamamının ateş yakmak için toplandığı ve bu nedenle ateş yakılamadığından çiğ köftenin yapıldığı ve günümüze kadar geldiği rivayet edilir. Balıklara sağlıkları için dışarıdan getirilen yiyecek atmak yasaklanmıştır. Göl etrafında bir liraya satılan balık yemi ziyaretçiler tarafından atılmaktadır. Ancak meşhur olan göle çok yem atılırken  Ayn-Zeliha gölü ve etraftaki diğer kanallardaki balıklara yem verilmediğini söyleyen güvenlik görevlisi, bunlar çok yemden diğer balıklar ise açlıktan ölüyor birazda diğer taraflara yem atın diye ziyaretçileri uyarmaktaydı.

Hz. İbrahim’in Ateşe Atıldığında Düştüğü Makam:

Urfa'daki Hz. İbrahim makamı

Hz İbrahim makamı

Balıklıgöl’ün batısında bulunan mağara içindeki makamın içerisinde bir pınar halinde akan suyun şifalı olduğuna inanılır ve içilir.

Halil-Ür Rahman Camii (Döşeme Camii) ve Medresesi:

Halil-ür Rahman Gölü’nün güneybatı köşesinde yer alan cami, medrese, mezarlık ve Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü yerdeki makamdan oluşan bir külliye halindedir. Cami m. 504 tarihinde (Bizans dönemi) Urbısyus tarafından yaptırılan Meryem Ana Kilisesi üzerine inşa edilmiştir. Abbasi Halifesi Me’mun döneminde (813-833) cami ve medreseye dönüştürülmüştür. Halk arasında “Döşeme Camii” veya “Makam Camii” olarak da anılır.

Buluntu Hacı Abdurrahman Efendi Türbesi:

Balıklıgölün güneyindedir.Urfa’nın  büyük alimlerindendir.(1865-1968) Buluntu Hoca Efendi yıllarca Halil-ür Rahman Medresesinde ders vermiş, bir çok öğrenci, vaiz ve müftü yetiştirmiştir.

Şazeli Ali Dede Türbesi:

Buluntu Hoca Efendi Türbesinin yanındadır. Şazeli Hasan Dede’nin evlatlarındandır. Afrika’dan gelip Urfa’ya yerleşmiş, Şazeli Tarikatını Urfa’da kurmuştur. Halil-ür Rahman Medresesinde hizmet vermiş vefat ettiğinde buradaki hazireye defnedilmiştir.(17. Yüzyıl)

Rızvaniye Camii:

Rızvaniye Cami Balıklıgölün  Kuzey kenarında göl boyunca uzanır. Camiinin kitabesinde  göre Rakka Valisi Rıdvan Ahmet Paşa tarafından 1736 yılında yapıldığı yazılıdır. Rıdvaniye Camii, Bizans dönemine ait St. Thomas Kilisesi’nin yerine inşa edilmiştir. Enine dikdörgen planlı yapı mihrab duvarı boyunca sıralanan üç kubbe ile örtülüdür. Osmanlı’dan kalan bu caminin kıble yönündeki pencerelerinden göl ve balıklar görülmektedir.

Urfa Rızvaniye Camii

Rızvaniye Camisinden Balıklı Göle bakış

Rızvaniye Medresesi:

Halil-ür Rahman Gölü’nün kuzey kenarı boyunca yeralan   Cami avlusunun üç tarafı, medrese odaları ile çevrilidir. Taziye geleneğinin yoğun bir şekilde yaşandığı bölgede bu medrese odaları günümüzde taziye evleri olarak kullanılmaktadır.

Karşılama Merkezi:

Misafirler için Mevlid-i Halil Camii avlusunda bulunan karşılama merkezinde tanıtım kitap ve büroşürleri ile dijital olarak Şanlıurfa’yı tanıtan bölüm mevcuttur. İlçelerde bulunan ve ziyaret etmeye fırsat bulamayacağınız yerleri üç boyutlu olarak görebilirsiniz. Giriş ücreti 1 lira olup, görevlilerden de merak ettiğiniz konuları öğrenebilirsiniz.

Hz. İbrahim’in Doğduğu Mağara ve Mevlid-i Halil Camii:

Urfa Mevlidi Halil Camii

Mevlidi Halil Camii

 

Hz. İbrahim Peygamber’in doğduğu mağara, Halil-ür Rahman ve Aynzeliha göllerinin doğusunda yer almaktadır; Mevlid-i Halil camii avlusu içerisine alınmıştır. Efsaneye göre; Nemrut’un doğacak erkek çocukların hepsini öldürtme kararı alması üzerine Hz. İbrahim’in annesi  Hz. İbrahim’i şehirden uzakta olan bu mağarada doğurur. Şüphelenilmemesi için Hz. İbrahim’i burada bırakarak şehre geri döner. Hz. İbrahim burada bir yıl kalır ve rivayete göre 7 yaşında bir erkek çocuğu haline gelir.Burada kaldığı süre içerisinde ise dişi bir ceylanın emzirdiğini başka bir efsaneye göre ise; Hz. İbrahim’in bir baş parmağından süt diğerinden ise bal gelmek suretiyle beslendiği söylenir.  Mağaranın içerisinde bulunan şifalı suyun birçok hastalığı iyileştirdiğine inanılmaktadır ve zemzem suyundan sonra dünyadaki ikinci kutsalsu olarak bilinir. Bu mağaranın yanında putperest tapınağından havraya daha sonra kiliseye çevrilen bina 1523 tarihinde camiye dönüştürülmüştür. İbrahim peygamberin makamını ziyaret etmeye gelen binlerce kişiye bu camii küçük gelmeye başlayınca bu caminin yanına 1986 yılında ek bir Camii yapılmıştır.Osmanlı döneminden bu yana bu camide sabah, ikindi ve yatsı namazlarından sonra Kadiri zikri yapılmaktadır.

 

Urfa Kalesi:

Şanlıurfa Kalesi

Urfa Kalesi

 Bugün kentin ortasında kalan Halil-ür Rahman ve Aynzeliha göllerinin güneyindeki tepe üzerinde tüm ihtişamıyla ayakta duran bu kaleye aşağıdan baktığınızda ayrı bir zevk, yukarı çıkıp üzerinden şehre baktığınızda ayrı bir zevk yaşarsınız. Doğu, batı ve güney tarafı kayadan oyma derin savunma hendeği ile çevrili, kuzey tarafı ise sarp kayalıktır.172 basamaklı merdiveni tırmanıp kaleye vardığınızda gördüğünüz manzara karşısında bütün yorgunluğunuzu unuttuğunuzu da görmüş olacaksınız. İbrahim peygamberin Nemrut tarafından bu tepeden ateşe atıldığına inanılır. Şehir surlarının 812-814 yıllarında Abbasiler döneminde Seleukoslar dönemine ait kalıntılar üzerine yeniden inşa edilmesi sırasında kalenin de onarıldığı tahmin edilmektedir. Kale üzerindeki mancınık denilen Korinth başlıklı iki sütun bulunmaktadır.

Yakup Kalfa Türbesi:

Kaleye çıkan batıdaki basamaklara yakın olan türbe Halveti Tarikatının Urfadaki kurucusu şeyhi ve evliyası Yakup Kalfa’nındır.

Şeyh Dede Osman Avni Türbesi:

Türbe Mevlid-i Halil Camii yanındadır. Şeyh Dede Osman Avni devrinin büyük Kadiri şeyhlerindendir.

Bediüzzaman Said Nursi Makamı:

Urfa da Said Nursi Makamı

Bediüzzaman Said Nursi Makamı

Bediüzzaman Said Nursi vefatından üç gün önce talebelerine beni Urfa’ya götürün der. Urfa’ya gelerek İpek Palas Oteline yerleşir.23 Mart 1960 da vefat edince Ulucamide cenaze namazı kılındıktan sonra, Mevlid-i Halil mağarasının karşısında kendisine ayrılan yere defin edilmiştir. Ancak 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası hükümetin emriyle 12 Temmuz 1960’da mezarı gece açılarak naşı bilinmeyen bir yere nakledilmiştir.

Geleneksel Mutfak Müzesi:

Mutfak müzesi

Urfa da mutfak müzesi

Şanlıurfa Belediyesi tarafından restore edilmiş Urfa Konağında geleneksel mutfak malzemelerinin sergilendiği müzeye giriş ücretsizdir.

Edessa Mozaikleri:

Büyük İskender’in istilasından sonra Seleukos I tarafından Urfa’da eski bir yerleşim üzerine Grek kültür ve sanatına uygun olarak Osrhoene(Osrone) Krallığı kurulmuş, yeni kurulan şehre İskender’in doğduğu şehrin adı yani Edessa adı verilmiştir. Edessa kentinde kültür ve sanat doruk noktasına ulaşmıştır. M.Ö. 132-M.S. 216 yılları arasında 347 yıl hüküm süren Edessa Krallığı, Urfa tarihi ve mozaik tarihi açısından büyük önem taşır. Şanlıurfa merkezdeki Halil-ür Rahman Gölü’nün yanı başında, gecekondular altında kalan Antik Edessa Kenti’nin tamamında, erken Roma dönemine ait mağara mezarlar, bu mağaralarda kayaya oyulmuş Süryanice ve Grekçe yazılar, rölyef ve mozaikler bulunmaktadır

Şurkav Çarşısı:

Halk arasında ‘Beyaz Çarşılar’ da denilen Şurkav Çarşısı 1980’li yılların sonunda Balıklıgöl kompleksi içinde urfa taşından inşa  edilerek turizme kazandırılmıştır. Yerli ve yabancı turistlerin alışveriş molası verebileceği, özgün bir yerdir.

Şurkav Kültür Evi:

Urfa evlerinin gelişiminde ikliminin, kalker taşının, İslami inanışların, Urfa aile hayatının, yaşamının tamamını evinde geçiren kadına onun sıkılmayacağı geniş ve ferah bir ortam yaratma düşüncesinin ve sosyal geleneklerin büyük ölçüde etkisi vardır. Balıklıgöl’ün Kuzeyinde yer alan Şurkav Kültür Evi, geleneksel Urfa ev mimarisi özelliklerini taşıyan, üç adet Urfa Evi’nin birleştirilmesi ve restore edilmesi ile bir kültür ve sanat merkezi haline getirilmiş ve ziyaretçilere açılmıştır. İçerisinde yöresel kıyafetler ve mutfak eşyaları sergilenmektedir. Bazı ürünlerin satışı yapılmaktadır.

Hasan Padişah Camii:

Hasan Padişah Camii Akkoyunlu devleti hükümdarı Sultan Uzun Hasan tarafından yaptırılmıştır. Camii,gezi güzergahımıza göre çarşılara geçmeden önceki son kutsal mekandır.

Ulu Cami (Merkez):

Urfa merkezindeki camilerin en eskilerindendir. Eski bir sinagog iken M.S. 435-436’da ölen Piskopos Rabula tarafından St. Stephon Kilisesi’ne dönüştürülmüştür. Kırmızı renkteki mermer sütunların çok olması nedeni ile “Kızıl Kilise” olarak da adlandırılan yapının yerine, 1170-1175 yıllarında Nurettin Zengi tarafından inşa edilmiştir.

Çarşılar ve Hanlar:

Şanlıurfa’nın en önemli özelliklerinden biri de han, hamam ve çarşılarının günümüzde de tarihi dokusu bozulmadan kullanılıyor olmasıdır. Hanlar, hamamlar ve çarşılar Gümrükhanı dediğimiz han etrafında toplanma özelliği göstermiştir. Kazaz Pazarı, Sipahi Pazarı, çarşılarında renk renk yemeniler, kilimler, bakır süs eşyaları, isot çeşitleri, kaçak çay, fıstık, menengiç kahvesi satılmaktadır. Esnaf sizin taleplerinizi “başım  üstüne” diye karşılamaktadır.

Hz. Eyüp Peygamber Makamı ve Şifalı Su Kuyusu:

Balıklıgöl ve çevre gezisinden sonra kentin içerisinde 10 dk’lık bir yolculukla ulaşabileceğiniz Eyyübiye Semtindeki Hz. Eyüp Peygamberin çile çektiği mağara ve şifalı su kuyusunun bulunduğu bölgeye geçebilirsiniz. Toplutaşım ile gitmek isterseniz Balıklıgöl önünden bineceğiniz otobüslerle “Toplama Merkezi”ne gidip Eyüp Peygamber Makamından geçen otobüslere binerseniz “Allaha emanet” diyen şoför sizi tam caminin önünde indirecektir. Otobüs ücreti 1.5 TL dir.

Urfa da Eyüp peygamber makamı

Hz Eyüp Peygamber makamı ve su kuyusu

 

Yapmadan Gitme!

*Balıklara yem atmadan,

*Kaleden Urfa’yı izlemeden,

*Çarşılarda mırra (acı kahve), menengiç kahvesi,  bakır eşyalar, isot almadan,

*Gümrükhan’da mırra(acı kahve) içmeden,

*Ciğer kebabı yemeden,

*Sıra gecesine katılmadan gitme,

Diğer Gezilecek Yerler: Vaktimiz yetmediğinden gezemediğimiz ama görülmesi gereken yerler: Ömeriye Camisi, Selahattin Eyyubi Camii, Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi, Şanlıurfa Müzesi, Harran’da Harran evleri,  Harran’da tarihi Harran harabeleri, Harran Kalesi ve Sin Mabedi, Viranşehir’de Eyüp Nebi Köyü (Hazreti Eyüp’ün, hanımı Hazreti Rahime’nin ve Elyesa Peygamber’in kabirleri vardır.) Günümüzden 12.000 yıl öncesine tarihlenen “Dünyanın En Eski Arkeolojik Tapınağı Göbeklitepe,

Nerede Kalınır: Kamu Kuruluşlarına ait Konaklama Yerleri; Öğretmenevi (414)315 78 73, Polisevi (414) 313 62 44, DSİ Misafirhanesi 414-3126813 , Harran Ünv. Konukevi (414) 2155995

Ne Yenir Nerede Yenir: Sevgi Ciğer Salonu : Yine Urfa damak zevkiyle birleşen ciğer, kuşbaşı çeşitlerinin bulunduğu bir mekandır. Acı sevmiyorsanız siparişinizde acısız diye belirtmeniz gerekir. Adres: İpekyolu Eski Gap Emar Merkezi Arkası Tel : 314 03 29 Dedecan Ocakbaşı : Urfa’ya özel ciğer,kuşbaşı ,tavuk çeşitleriyle tercih edilen bir mekandır.Adres : Refahiye mah. Üçyüz Evler çarşı içi no:11. Tel: 315 25 25, Abraham’s Restaurant: Balıklıgölün kuzey girişinin karşısında, ayrıca Balıklıgöl civarında akşamları sıra gecesi düzenlenen lokantalar da vardır.

Erhan PALA/Şehir Plancısı

 

Bu yazı 59 kere okundu.
  • Site Yorum

5 adet yorum var.

  1. ALİ GEZEN dedi ki:

    Urfaya gideceklere çok faydalı bir yazı olmuş

  2. serlami tasdöven dedi ki:

    Ali bey yazı faydalı olmuş olmasına ancak haritalı olmasını arzu ederdım.

  3. Irfan efkan dedi ki:

    Resimler çok güzel çekilmiş

  4. Kadir Turan dedi ki:

    Şanlıurfa yı gezmeyenler için tavsiye ederim. Gitmeden önce bu yazının bir çıktısını alsınlar gezilecek yerleri kimseye sormadan rahatça bulabilirler.

  5. Halil İbrahim Müftü dedi ki:

    gezi yazılarınızı beğenerek takip ediyoruz diğer bölgelerimizi de görmek isteriz.

Bir yorum bırak